28 Şubat 2008 Perşembe

artık hissetmiorum !!



kalbi, sewgiyi, teni, sıcaklığı ...

akla ne gelebilirse işte ... hissetmiorum artık. bende taşan sewgilerden eser kalmadı ! bırakmadılar . Birine bişiler hissetmek ne kadar güsel di halbuki ...

inanmak.. yanında olduğunu bilmek ..
ama o kadar çok yalan sölediler ki hayatımda herşey dediğim kişiyi bile sildim. istemedim hiç ama yaptım çektiim acı anlatılmas, anlatamam ki artık bahsedemem ondan canımı yakar yine her sözü.
canım yansın istemiorum artık ama her gün görüorum onu unuttum diorum hep ama ben bile inanmıorum kendi sözüme!!
bakmıorum ondan tarafa hiç görmemeslikten geliorum ama bi yerlerden kokusu gelio burnuma. hiç deişmemiş ben nerde bıraktıysam orda hala diorum ...
ama öyle dil işte!! aynı yer aynı insan söz konusu diil artık !!
bana hala aynı gözlerle bakıo diorum eli hala aynı dokunuo... bana 'seni hala sewiorum ama inanamam artık hep aklımda kalır bana yaptıkların unutamam ...'
su olmak istiorum.. en önemli yerime benimde buz düşsün istiorum ben de taşıım ben de saçıyım sewgimi her yere.. olmuo artık kimseyi onun kadar sewemiorum, sewmek istiorum belkide sewiorum... ama onlar hiç ona bensemio. sewgimi her kime wersem hoyratça kullanıo.
canımın yandığını görmek bu kadarmı zor :(

26 Şubat 2008 Salı

merak etmiorum ...

uzun zamandır yoktum bırakın yazmaı düşünmeye bile zamanım we dahası isteim yoktu ...
dışarısı güsel olmaya başladı yha artık içim kıpırmaya hiiiçç okula gitmek istememeye başladı. e malum 2. dönemde başladı haırlısıyla maçlarda spor salonunda sezonda ... söylediim herşey birer birer çalmaya başladı kapımı. bukadar şeyin arasında beni etkileyen tek şey war herşeyiyle bana özel olan. 4 gün önce eskişehirde olup 2 gün önce giden! aklımı we kalbimi de beraberinde götüren .
aslında herşeyi merak ediorum ...
nerde ne yapıyor hangi saatte kalkıp hangi saate yatıyor bi dawranışı sergilediinde ne anlatmaya çalışıyor... sorular bölesine uzaıp gider ama gel gör ki ben bunları sorgulamıorum artık ..
insanların arkamdan iş çewirip beni kandırmalarını o kadar benimsemişim ki(!) birileri bana sewdigisini dile getirsede inanmıorum.
hemde hiç kimseye!!
istedii her şeyi yapabilir, istedii herkesi karşısına alabilir ama ben aslında ben diiil kalbim inanmayı her şekilde reddedio.
susuyorum artık. sorgulamıorum kimseyi... gittinde nereye gidiosun die sormuorum,nie aramıosun, nie haber wermiosun, kimle görüşüosun neden görüşüosun amacın ne die sormuorum...
o kadar boş gelio ki bu sorular.
hayatta uğraşılabilesi daha bir sürü şey warken ...
resim koymak istedim bu post'a ama bulamadım şu anki ruh halimi yansıtıcak bi resim.hawalar ısındı dışarısı yine cıwıl cıwıl güneşi bu haliyle görmek o kadar güsel ki :)
ne gerek war içinde olduun yaşamın tadına çıkarmaktansa herşei kafana takmaya .. dimi .
notçukk : benim bu günü yaşamama,beni ben olmama yardım eden hayatımda artık olamayan herkes we halen warlıını sürdüren bitaneciklerime çook teşekkür ediorum :):):)

14 Şubat 2008 Perşembe

ayyyyyy.....

bütün şanşlar bisimle olsun inşalahhh :) :)
ay hawalar hala buz gibi bide yetmesmiş gibi bi soğuk hawa dalgasının geliceni bangır bangır bağırıo telewizyonlar!! ben hala hastaım !! ama bu hawada ne mümkün ki düzelmekk...

zaten bide stres war, okullar açılıcak harçlar kayıtlar... maç sezonu başlıcak hadi kalk bu hawada hasta hasta antremana git hopla zıpla bide üstüne top gelsin bayıl sonra :)

öğrenciler okullara gelicek spor salonunda da sezon açılıcak hadi bide o ... sonra wizeler finaller... ohoooo... ne çok işim warmış benimde haberim yokmuş ... ama şikayet etmiorum Allah'a şükür elimis ayağımıs tutuoda bu tür tatlı dertlere sahip olabilioruz. her uyandıım sabaha minnet duyuyorum, aldıım her nefes, hissedebildiim her rüzgar hayata daha çok bağlanmamı sağlıo...

inanıorum hiç bişi göründüğü gibi zor diil ...

bu aralar en çok zorlandıım şey zaten düz yolda yürümek ;) başım çok dönüyorda...

boğazım geçti , artık burnumda ağrımıo :) arada bi sadece midem bulanıo, bide bu sabah başım dönmeye başladı !!! buda bi garip hastalık herkeste war bu aralar ...
bende sewgililer gününde neden bahsediorum ...
eeeh malumunuz güsel bi gün olmalıydı geçirmiş olduğumus gün anlamına uygun oldumu olmadımı farketmemeli ha sewgiliyle ha sewgilisiz ...
böylede kendi kandırıp motiwe ederim :) :) :)
ama genel anlamında düşünürsek eğer işin içinde sewgi warsa kutladığımıs bütün özel günlerin aslında o kadar da çoooookkk önemli olmadığını görüces !!
çünkü sewgi hergün aynıdır we her zaman aynı değerde gösterilir sewilene...
notçuk : tüm sewgilerin, değerlerin, mutluluk we huzurun sadece özel diil her gün bisimle olması dileklerimle :)

7 Şubat 2008 Perşembe

gerçek aşŞşkk ...

Yanlış anlaşılmak kat-a istemem amacım gerçek aşkın tanımını falan yapmak değil ki yapamam zaten ...

ama kafamızı karıştıran, kalbimizi yerinden çıkarırcasına attıran, dünyayı toz pembe yapan, önümüzdeki yolları kısaltan bişi gibi gelior bana şu aşk denilen olgu !!

başka tanım yapılabilmesi çok muhtemel ama kim aşık olduğunda bişilerin tanımını umursar ki...

hissedersin... tüm hücrelerinle sewersin... her nereye bakarsan bak onu görürsün... hawalarda gezersin... sonra biter.
biri ya sewmekten wazgeçer! ya yalan söleip herşeyi mahwetmeyi tercih eder ! ya da bişi olur işte... sen hissettiklerinin acısını yaşar durursun o gider birlikte geçirilen zamana saygı bile duymadan ...
çok kızarsın, kırılırsın ama suçu ona yükleyemezsin işte... dersin ki... "kahretsin ama ben seni hala sewiorum"...
göz yaşların temizler sonunda kalbini de hüznünüde. tam hayatına dewam etmeye başlarsın bişilerle çıkar tekrar karşına ... ne kadar zaman geçmişte olsa , sen ne kadar istemiorum artık seni desende kalbin eskiyi özler hatırlar we aynı heyecanla atmaya tekrar başlar! inanırsın artık bu sefer tamam düzelmiş aynı hatalar bi daha olmıcak dersin... we biras sonra yanıldıını en acı haliyle tekrar yüzüne wurur sewdiin adam.
bu olaylardan bide en yakın arkadaşım , herşeim dediin insanı da kaybetmişsen hatta bunlara sebep olan ona güwenip anlattıın tüm sırları deiştirip abartarak sewdiin adama sölediği için bitmişse hislerin... tekrar hissedilebilen teş şey BOŞLUK ...

6 Şubat 2008 Çarşamba

istanbul'u dinliorum gözlerim kapalı ... ;)




ewet geldim bugün şehrime... çok özleyerek... kendi sokak taşlarımı, kendi hawamı, kendi şehrimin ücra köşelerini bile bile dolaşmayı çooookkk özledimm ;)


istanbul yorucu, sanıldığı gibi huzur wermedi bana! yani geçirdiğim tüm zamanı kastedmiyorum tabi... ama 6 günün 3 ü keşke olmasaydı demedende edemiyorum... belki de yanlış insanlarla birlikteydim ;)


bi sürü video we fotoğraf çektim...
sizinle paylaşmak istiorum ama sanırım bi dosya halinde yayınlasam anca sığar :D


şimdiiii....


istanbul bakması bilinince güzel olduğunu inandığım bi şehir... bakacak yönünü bulduğun an gözlerini ayırmamalısın çünkü o kadar kolay kaybolabilio ki... iki insanın buluşabilmesi imkansızzz...
yani tabi imkanlı da ;) lafın gelişi işte...




en çok zewk aldığım anlardan bi taneside wapurla karşıya geçmekti... martıların bekleyişleri bu kadar yetenekli olduklarını bilmiordum simiti hawada kapabiliorlar :)


denizi dalgalanması... köprünün ışıkları... deniz kenarında sıralanan o tarihi ahşap binalar...


balık tutan insanlar ;) ...


ama trafik... werilip tutulmayan sözler... dürüstlüğe sığmayan hareketler... bunlarda hiç hoş olmayan bikaç gereksiz ayrıntı işte...


kendini bi yere ait hissetmenin ne demek olduğunu farkettim.


başına iyi ya da kötü ne gelirse gelsin bunların acısını çıkartıcak neden bile bulamıosun...


istanbul bana ne kazandırdı anlam weremedim... ne kaybettirdiğine de...




bişi kazandım sanırım ama ne kaybettimi hatırlayamıorumm malesef...




ortaköyden boğaz köprüsünün resmi o aşaıdaki :D


gece ortaköy çok güsel oluomuş... werilen sözlerin tam tutulduğu noktada :)


uğruna bu kadar şiirlen yazılan şarkılar bestelenen şehre benimde bi katkım olmuştur umarım!!!




her ne olursa olsun zaman sürekli akmaya dewam edior... bırakın artık peşinden koşmayı bırakın kalsın bakın biras uzaktan kendinise dinleyin ruhunuzun müziklerini en az istanbula yazılanlar kadar güseller oysa ki...
kafamızın karışık olduğu noktalar hep war... ama nedenini kalp - mantık arasında çözememek içten bile diil... sadece biras zaman ayırmak gerek...