31 Mart 2008 Pazartesi

..... !!!!!


Konuştun konuştun…
Benim için en ağrından senin için en kibarından
Biliyor musun…
O an yanlış anladığımı zannetmek istedim
Yetmedi belli bir süre sonra zaman dursun istedim
Kelimelerinin ağırlığını yüreğimde daha fazla hissetmeden
Uzaklaşmak istedim
Oysa ki ben bugüne kadar hep yaklaşmak istemiştim sana
Olup biterken her şey...
Benim çok söyleyeceklerim vardı
Fakat…
Ne fark ederdi ki seninkilerden sonra !
Yine de ben benim yaa..
içimde tutamadan bir çırpıda söylemeliydim hislerimi
Konuştum konuştum …
Amaçsız belki de manasız.
Senin sabır diye uyardığın
Benimse beklemeye tahammül edemediğim...
Gelgitli denizime attım kendimi
Ama yüzemedim ki ben..
Kabul etmek istemedim dediklerini
Duymamak için çarptım yüreğimin kapılarını
En sertinden sana doğru
Ama anlamadın ki sen anlamını bunun
Gürültü zannettin geçtin yüreğimin o sarsıntısını
Hissetmeden geçtin…
Her şey oldu bitiyor bir anda
Yüreğimin seninle dolu tarafı aktı gitti acıyla
Paylaşmak istedim içimi
Çünkü benim seni senden baksa paylaşacağım
Bir SENIM daha yoktu ne yazık ki…
notçuk : yazının sahibine saygılarımla ... bizzat şahsıma yazıldığı iddia edilen bu yazı sahibi tarafından önüme sunulduğunda her ne kadar inanmak istemesemde ... hissetmek ayrı bi duygu , hislerine karşılık weremediğim çok ama çok üsgünüm .
Rüyalar gerçeğe dönüşemez ama
Gerçekler yaşanabilir.
Umdukların gerçek olmayabilir ama
Yaşayacakların olabilir.
Yaşadıkların geçmiş olabilir ama
Geçmişi yaşamasaydın bugün burada olmazdın!

günün birinde bi çiçek ...

Günün birinde bir Çiçek’le Su karşılaşır ve arkadaş olurlar.
İlk önceleri güzel bir arkadaşlık olarak devam eder birliktelikleri,tabii zaman lazımdır birbirlerini tanımaları için.
Gel zaman,git zaman Çiçek o kadar mutlu olur ki,mutluluktan içi içine sığmaz artık ve anlar ki, Su’ya aşık olmuştur.
ilk kez aşık olan çiçek,etrafa kokular saçar, “sırf senin hatırın için,ey su…”diyerek.
Öyle bir zaman gelir ki,artık Su’da hisseder aşkı içinde.
İkisi de ilk kez aşık oluyorlardır.
Günler ve aylar birbirini kovalar ve çiçek ”acaba Su beni seviyor mu?” diye düşünmeye başlar.Çünkü su pek ilgilenmez Çiçek’le.Halbuki Çiçek alışkın değildir böyle bir sevgiye,dayanamayacak durum gelir.Çiçek “seni seviyorum” der.Su “ben de seni seviyorum” der.Aradan zaman geçer ve Çiçek yine “Su,seni seviyorum” der.
Su yine aynı yanıtı verir Çiçek’e,”ben’de…” der.Çiçek sabırlıdır.Bekler,bekler,bekler…

Artık öyle bir duruma gelir ki,Çiçek etrafa koku saçamaz olur ve son kez Su’ya “seni seviyorum” der. Su’da “söyledim ya ,ben de seni seviyorum” der.
Çiçek en sonunda yataklara düşer,hastalanmıştır.Rengi solmuş,çehresi sararmış Çiçeğin.Su’da başında bekler,yardımcı olmak için sevdiğine…
Bellidir ki,artık Çiçek ölecektir ve son kez zorlukla başını döndürerek Su’ya der ki:”seni ben,gerçekten seviyorum”.
Bu durum karşısında hüzünlenir Su ve son çare olarak bir doktor çağırır.Doktor gelir ve muayene eder çiçeği.
Doktor: ”hastanın durumu ümitsiz artık,yapabileceğimiz bir şey kalmamış.
”Su merak eder ‘sevgilisinin ölümüne sebep olan hastalık nedir?’diye sorar doktora.Doktor,şöyle bir bakar Su’ya ve der ki: “çiçeğin bi hastalığı yok dostum…Bu çiçek sadece susuz kalmış,ölümü onun için…”der.
Ve anlamıştır artık Su,sevgiliye sadece “seni seviyorum” demek yetmemektedir....

15 Mart 2008 Cumartesi


hadi hepimis aşık olalımm :))))

herşeyin bi anlamı warmışşş ...

Alyansı neden dördüncü parmağımıza takmalıyız?Bunun, Çinliler' in anlattığı çok güzel ve inandırıcı bir açıklaması var...

Başparmak, anne-babanızı, İşaret parmağı , kardeşlerinizi, Orta parmak, sizi, Dördüncü parmak (yani yüzük parmağı), hayat arkadaşınızı , Ve serçe parmak, çocuklarınızı temsil eder.

İlk önce avuçlarınızı birbirine bakacak şekilde açın. Orta parmakları bükün ve sırt sırta birleştirin. Daha sonra kalan dört parmağınızı da şekildeki gibi açıp, uç uca getirin.Şimdi, anne babanızı temsil eden başparmaklarınızı ayırmaya çalışın... Açılacaktır, çünkü anne babanız sizinle birlikte ömür boyu yaşamayacaktır. Er ya da geç onlardan ayrılmak zorundasınız. Başparmaklarınızı önceki gibi birleştirip, kardeşlerinizi temsil eden işaret parmaklarınızı ayırın. Onlar da ayrılacaktır, çünkü kardeşleriniz kendi ailelerini kurup, ayrı bir hayat seçer.İşaret parmaklarınızı birleştirip, çocuklarınızı temsil eden serçe parmaklarınızı ayırın. Onlar da ayrılacak, çünkü çocuklar da evlenir ve bir gün kendi hayatlarını kurar.Son olarak serçe parmaklarınızı birleştirip, eşlerinizi temsil eden yüzük parmaklarınızı ayırmaya çalışın.Ayıramadığınızı görünce şaşıracaksınız. Çünkü karı-kocalar hayat boyu bir arada yaşarlar... İyi günde ve kötü günde...