eweeett yarın gidiyorum hayırlısıyla... istanbul yolcusu ben yarın gecenin bi yarısı 02.30 da biniyorum trene biras da korkarak!! e malumunz son günlerin flaş haberi bu oldu kütahya-pamukkale hattında dewrilen tren. hayatını kaybeden 9 kişi,kahrolan ailesi we hapishanede olan 3 demir yolu işçisi...
neyse hepiniz bilisunuz işte ayrınrılarına girmiyim...
ewet ben cuma günü saat 8de haydarpaşadan inerken (şu filmlerin wazgeçilmes istasyonu...) her gittimde aynı hisle kaplanır içim hissederim sanki orda yaşanan duyguları... kurulan düşleri alınan nefesleri...
hep hissederim tenimde...
bu sefer yanımda we aklımda olan başka... aslında aklımda olan bişi yokta bi ara aklımdan çıkmayan kişi olucak yanımda!!!
ben istanbulu özledim ona gidiyorum ona weriorum tüm zamanımı... sizlerden bolca selam da götürüorum...
bi parça sizin içinde atıcam denizin hemen üstünde bulunan beyaz meleklere simitimden... :)
uğruna o kadar şiir yazılan,şarkılar bestelenen şehre göz kulak olmaya nietliyim...
hadi bakalım şansım bol olsun:D
önümüzdeki 4-5 gün yokum ...
hepinize sewgiler saygılar... :D
30 Ocak 2008 Çarşamba
29 Ocak 2008 Salı
23 Ocak 2008 Çarşamba
şehir sessiz...
şehir sessiz... ben de şehre uygunum, suskunum... kış mewsimlerinde hep böyle olur ya alıştırmışızdır kendimizi... aman canım hawadandır demeye ne kadar yatkınızdır. hissettiğimiz duygulardan hawa ne kadar sorumlu olabilir ki!! ama başka bahane yoktur... pencereden görünen gri sis bulutu gözlerimizin önünde duran bulutu titreşimleriyle etkileyip harekete geçmesine neden olur :) onlar bi koordinasyon içinde çalışırlar...
Bırakın onlar ne halleri warsa görsün siz hep hayatınızı yaşayın ;) çünkü hayat sedece,fırtınalı hawada gemiyi limana getirip getirmediğinizle ilgilenio...
bilginize... :) ii akşamlar
21 Ocak 2008 Pazartesi
elbette ...

Şu hayatta bugün farkettim ki bi çok ayrı ayrı dertler warmış... hawa puslu, hawa soğuk we can sıkıcı aynı benim şu aralar ki ruh halim gibi! öylesine ewimde otururken 'candan erçetin' beliirdi frekansta..."elbette..." parçasıyla. şarkının hepsini dinletmek izletmek istedim size ama malesef nasıl yapılıcanı bulamadım :( aklıma takılan aklımda kalan şarkı sözlerinde ki anlamdı elbet...
- elbette bazen çiçek açıp bazen solacağım...
- elbette daldan dala konup sonra uçacağım...
- elbette bugün ağlıyorsam yarın güleceğim...
- elbette ...
inanmadım asla inanamam... diyor ...
bazen bana da oluyor öyle hiç bişeyin sonu yokmuş sandığım anlar !! ruh hallerimizde olan değiiklikler ne kadar can sıkıcı dimi? zaten bu aralar kimle konuşsam aynı şeyleri hissediyoruz hep birlikte... işe,okula gidiyorum canım istemeye istemeye bir an önce bitsede ewe gitsem diyorum...yol nasıl büyüyor gözümde ... hani keşke daha sonra ki yüzyıllarda doğsaymışım ışınlanmada ben doğasaya kadar icat edilseydi diye düşünmeden edemiyorum...
bunları böyle düşünürken kendimi ewe gelmiş buluyorum...ama sandığım şey olmuyor ewde olmak hiiç istemediğimi farkediyorum... dışarı çıkmakta , tw izlemekte, uyumak bile istemediğimi farkediyorum!! kurduğum bütün hayallerin boş olduğunu görüp büsbütün karamsarlığa kapılıyorum :(
sonra çewremdekilerle konuşup böylesi duygularda yalnız olmadığımı anlayınca biraz olsun rahatlıyorum. gitmek istediğimi anlıyorum buralardan, uzaklara çok uzaklara... başta bunu istanbula giderek halledebilirim sanıodum ama şimdi anlıyorum ki bununla awunmam mümkün değilmiş çünkü uğruna o kadar yol gidicem insana kırgınım we sewdiğim insanın beni kırması bunu hayatın yapmasından daha çok acıtıo canımı! içimde olan alıngan ruhumu sakinleştirecek başka koylara ihtiyacım war ... hiç gitmediğim hiç girmediğim başka sular,başka tarlalar... okyanusun en dibine mi bıraksam kalbimi ? daha fazla kırılmamam için bu yeterli mi? sewgi acıtır mı insanın canını bu denli? yoksa acıtan sewdiğinin dawranışları mı ?? ben sımsıkı sarmak isterken kollarımla onu önüme çıkan duwarları nasıl yıkarım. bazen hayal ediyorum bazen de hayaller kendileri geliyorlar gözümün önüne... neresi olduğunu tam kestiremediğiim bi ülkede (büyük ihtimal ingiltere çünkü neden olduğunu bilmem ama çok görmek istediğim bi yerdir ) sabah gazetemi almak için dışarı çıkmış we bi telefon kulübesinin(hani yazar ya "telephone" diye :> ) önünden geçerken görüyorum... başımda hani şu yeni moda olan şapkalar warya ondan,buynumda atkı montum botlarım kulağımda ki müzikle bi gölün kenarındaki parkta gazatemi okurken hayal ediyorum... tabii bi hafta sonunda. herşeyim yoluna girmiş okulum bitmiş istediğim bi yerde çalışmaya başlamışım we bu tamda istediğim gibi uzak bir yerdeymiş :)) uzaklaşmak kawramım sadece olağan çewreden değil benim birazda istediğim kendimden uzaklaşmak! beni kıran, arkamdan işler çewiren, benden hiç haz almayan ama çıkarlar adına yüzüme gülen insanlardan uzaklaşmak... insanların bu kadar laubali olmadığı sewgilerin gerçekten war olduğu bi yer istiyorum... ne kadar uzak geliyor kulağa...
sonunda kalan son 3 sınawım diyorum sonra kocaman bi ohhh çekicem ama... sınawlar başlamadan önce nasıl bi telaş içindeydim aman nolucak nası yapıcam bu kadar sınawı hangisi test kim ne sorucakmış aaaaaa o hocada bişi anlatmadı o üniteden nası soru çıkar ... şimdi durup gülüorum kendime :D
ben sarılmak istiyorum sewdiğime doya doya... sewgi istiyorum doyumsuzca... yanımda olsun, dibimde kalbimde koynumda uyusun istiyorum... beni sewsin onu sewmeme izin wersin istiyorum... çok ta şey istemiyorum ...
artık insanlar sewgilerini gerçekten yüreklerinde hissetmeliler...
Eğer kalbiniz çarpmadan bir şey yapıyorsanız unutmayın o şey mutlaka sizden intikamını alır...
Her günün ardından yeni bir gün başlar. geride bırakır yaşananları. bugün we bugünden sonrası wardır yaşanacak. güneş we kuşların sesleri yankılanır kulağına , rüzgar hafiften eser...
deneyin o rüzgarı hissettikten sonra görüceksiniz hiç bi şey olduğu kadar büyük değil :D
notçuk : yaptığınıza inanın eğer yaptığınıza inanamıorsanız yaşadıklarınıza inanın... hayat göründüğünden çok daha güzel aslında ... dün kendimi kötü hissettiğimde yanımda olup moralimi düzeltmeme yardım eden sefa'ya çok teşekkür ediorum ;) iyi ki warsın...
20 Ocak 2008 Pazar
KÖTÜ GÜNLER SİLSİLESİ SANKİ :(
Cimnastik sınawında boynum tutuldu dedim şimdi de ortaya kendini bileğim attı!! artık kızdığım, kırıldığım nokta canımın yanması değil... bugün size ne güzel araştırdığım yeni forma girme taktiklerini sunucaktım! ama öyle sinirlendim ki bu duyguyu atlatamadan değil form listesinden voleyboldan bile bahsedemem!üffff... hayatımda olan insanlar neden böyleler ki?yoksa herkes böylede ben mi daha kimseyi tanıyamadım!! daha geçen gün ennn yakıınnn arkadaşım olduğunu sandığım insanın ona değer werip paylaştığım bütün sırlarımı gidip "çok değer werdiğim" başka bi insana anlattığını we onunda bu yüzden hayatımdan çıktığını öğrendim! anneme "anne"diye hitap eden derya(yani enn yakın arkadaşımm!!) bütün bunları yapıp bana hala '-seni özledim ' diye mesaj atabiliyor!!!
kendimi yuh artık demekten alıkoyamadım. başka bi noktada tabi "çok değer werdiğim" insanın neden onu dinlediği?olayın ortasında tam da ben warken! neyse artık... çok düşündüm bu olayı nasıl çözümlerim diye! ilk önce yüzleştirsem mi ikisini dedim! sonra farkettim ki içimde ikisi içinde sewgiye dair kırıntı bile kalmamış, wazgeçtim... ayrılığın çanları bizim için çoktan çalmış en geç duyan ben olmuşum :(
kendimi yuh artık demekten alıkoyamadım. başka bi noktada tabi "çok değer werdiğim" insanın neden onu dinlediği?olayın ortasında tam da ben warken! neyse artık... çok düşündüm bu olayı nasıl çözümlerim diye! ilk önce yüzleştirsem mi ikisini dedim! sonra farkettim ki içimde ikisi içinde sewgiye dair kırıntı bile kalmamış, wazgeçtim... ayrılığın çanları bizim için çoktan çalmış en geç duyan ben olmuşum :(
19 Ocak 2008 Cumartesi
aşkın zamanı nedir??
aşk ne zaman gelir? düşündünüzmü hiç , benimkide soru tabii kide düşündünüz! aşk...anlaşılması ve çözümlenmesi zor olan komplike bi warlık olarak yaşamını sürdürmeye tek partnerde yada bi çiftte dewam ede dursun biz biraz ondan bahsedelim...her zaman merak ederim aşkın zamanı neden iki kişiye aynı anda gelmez! gelen örneklerde mewcut tabii ama istisnalar kaideyi bozmuyor. aşk...kardan yapılmış olsa keşke diyorum bazen, istediğin şekle sokabilir istediğin zaman silebilir ve istediğinde tekrar top haline getirip gözüne kestirdiğin bi başkasına fırlatabilrsin...ben bu deriiiinnn mevzuya gece gece nereden düştüm kim bilir ama vardır elbet düşüren dimi ;) aşkı yaşamızlığımızda vardır elbet,hatta derin acılar çekmişliğimizde... (bu çok beğendiğim sözü sewgili blog yapma ilham kaynağım ilknur ablamdan aldım,sözün sahibine saygılarımla ..) bu aralar final haftası dediğimiz ama bize ecel terleri döktüren kötü bi dönemde olduğumu huzurlarınızda açıklmak we bu illet düşünceyi kendimden sıyırmak istedim :D içimde bi huzursuzluk...bi karamsarlık hakim bunun tek nedeni finaller olmamalı diye telkin etmeye çalışsamda kendimi düşünmekten bi o kadar kaçtığım çünkü kaçmassam karşımdaki kişiyide sıkıcamı bildiğim bi konu var malesef ortada.!! duyduğum saygıya karşılık almak istemekte haksız bulmuyorum kendimi ...ama böylesine bir konuyu uzaktan telefonla yada internet aracılığıyla anlatmak mümkün olmuyor!bu yüzden yanına çufçuflamayı bekliyorum...bakalım istanbul yolculuğum da başıma neler getiricem... Hiç kimseyi istemiyorum, sahip olmak sahiplenilmek istemiyorum derken karşıma çıkan we yeni yıla yeni umutlarla girmemi sağlayan şahsa sewgilerim sonsuz ama... sanırım ben bu "aşk" denilen şeyi gözümde çok büyütüyor, üzerine de fazla düşüyorum... sustum .... bazen şarkılar bi ufak sözüyle ya da müziğiyle nasılda alır götürür insanı... insanların,aşıkların ruh halleri ne değişiktir, mustafa sandal'da iyi yorumlamış "-gönlünü gün edeni sewmez sewda ister hep onu üzeni..." diyerek... Hep olur herkese olmuştur biri size değer werdiğini söyler, siz onu gözünüzde küçültürsünüz soğur,kendinizden de soğutur sonra arkasından ağlarsınız!!"aşkın zamanı nedir"diye soruşum bundan...neden iki kişiye de aynı anda değil?... lütfen düşünün hadi biraz ben içinden çıkamadım... zaten çıkmam için daha çoooookkkkk ekmek yemem gerekicek farkındayım... olsun ben sabrederim işin içinde yeter ki sewgi olsun... aman aşk meşk düşünürken somut kalbinizinde sağlığını es geçmeğin...sewgiler, saygılar, sağlıklar diliyorum :D
ilk yazı mensubu :D
Pekii....ilk yazımı yazıyorum çok heyecanlandım :D hani hep olur ya mesela mektuba başlamadan önce de ( tabii mektup devri kapanalı çok oldu;) )başlanır 'sevgili... sayın...' işte ne bileyim bilumum özlü sözle... öyle başlamak geldi içimden ama... ilk seferden o kadar da kasmıyım dedim kendimi :D
aklımda yazacak bişiler war aslında... Ama kafamda bi türlü toparlayamadım!!we karşınıza öylede bir halde çıkarmak istemedim... Dönüşüm güzel olacak ama biraz buna alışmam lazım :D leziz geceler ...
aklımda yazacak bişiler war aslında... Ama kafamda bi türlü toparlayamadım!!we karşınıza öylede bir halde çıkarmak istemedim... Dönüşüm güzel olacak ama biraz buna alışmam lazım :D leziz geceler ...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


